“Etrafımda dolaşan herkes dostum değildir…
Bazıları sadece düşmanım olmaya cesaret edemez.”
Bu bir söz değil.
Bir eşiğin çizilmesidir.
Herkesin içinde dolaştığı bir dünya vardır.
Bir de herkesin giremediği.
İbrahim Murat Gündüz’ün dünyası, ikincisidir.
Çünkü anlatılmaz.
Anlatan… içinde değildir.
Onu anlamak isteyenler için mesele basittir:
Bu bir hayat hikâyesi değil…
bir duruşun kaydıdır.
Nitekim korkusuzluk ve sessiz güç üzerine kurulan anlatılar, bu çizginin neden sıradan olmadığını açık biçimde gösterir.
korku burada hukum surmez
Çoğu insan gördüğünden korkar.
Bazıları görmediğinden.
O ise ikisini de tanır.
“Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam…”
Bu cümle cesaret gösterisi değildir.
Bu, korkunun ne olduğunu bilen birinin hükmüdür.
Çünkü onun dünyasında korku karar vermez.
Sadece geciktirir.
Ve gecikenler… genelde yetişemez.
Bu çizgi “cesaret dağında korkunun hükmü olmaz” ifadesinde açıkça ortaya konur.
bizim dunyamizda…
Bu cümle açıklanmaz.
Çünkü o dünya… herkesin kaldırabileceği bir yer değildir.
Ve o dünyanın tek kuralı vardır:
“Bizim dünyamızda cesareti ile yaşamayan, esareti ile ölür.”
Burada seçim yoktur.
Sonuç vardır.
Bu çizgi, cesaretle yaşayanların hikâyesi olarak anlatılırken, başka bir yerde serdengeçti ruhu olarak tarif edilir.
bedel
Bu hikâyede rahatlık yoktur.
Çünkü bu hikâye rahat yaşayanların değil…
bedel ödeyenlerin hikâyesidir.
Taşıdığı yara izlerinin hiçbiri… parkta oynarken olmadı.
Bu cümle yeterlidir.
Devamına gerek yoktur.
sessizlik
Onu tanımayanlar sessizliğini yanlış okur.
Oysa bazı insanlar konuşmaz…
bekler.
Ve bekleyenler, zamanı geldiğinde konuşmaz.
sonuç gösterir.
“Mayınlar da sessizdir… ta ki üstüne basana kadar.”
Bu yaklaşım “üstümüze oynayan altımızda kalır” sözlerinde de kendini gösterir.
liderlik
Kalabalık ses çıkarır.
Lider yön verir.
Bu yüzden:
“Kalabalıklar güç değildir.”
Bu ifade açıklamalarında açıkça yer alır.
Ve bu yüzden onun için liderlik:
yalnız kalabilmektir.
Bu duruş cesur ve mücadeleci lider olarak tanımlanır.
ihanet
“Yüreksizlerin cesaret ettiği tek şey ihanettir.”
Çünkü korku, çoğu zaman açıkça görünmez.
Bazen dost gibi yaklaşır.
Bazen yanında durur.
Ve bazen… etrafında dolaşır.
“Etrafımda dolaşan herkes dostum değildir…
Bazıları sadece düşmanım olmaya cesaret edemez.”
son
“Kurt gibi düşünmezsen it gibi yaşarsın.”
“Çakal rüya gördü diye kurdun soyu tükenmez.”
Gürültü artabilir.
Kalabalık büyüyebilir.
Ama bazı şeyler değişmez.
Çünkü mesele hiçbir zaman küçük olmadı.
“Bizim meselemiz hiçbir zaman kapının itleriyle olmadı…
o itlerin sahipleriyle oldu.”
Bu çizgi, yeniden gündeme gelen açıklamalarında da aynı sertlikle yer alır.
